Üsküdar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Üsküdar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Nisan 2016 Cumartesi

Tarihi Çınaraltı Çay Bahçesi

Bazılarımız vardır, İstanbul’da yaşayıp  haftada bir kere bile olsa boğaz havası almadan duramazlar. Durulmamalı da soracak olursanız. Dünya şehri sonuçta.

Buyrun efendim boğazın en güzel manzaralarından birini size sunan, denize nazır havasını soluyacağınız bir yer: TARİHİ ÇINARALTI ÇAY BAHÇESİ
Adını de aldığı çınar ağacının altına her kesimden insanı çatısı altından topluyor burası. Bir liste oluştursanız İstanbul’ da yapacağınız 100 şey adında Tarihi Çınaraltı Çay Bahçesi ilk 5’ de yer alacağı şüphesiz. Bakarsanız ekstra cezbedici veya fark oluşturan bir şey var mı? Belki çok sayamazsınız ama ambiansı sizi büyülüyor. Keza gene bakacak olursak insanlar burada yer tutma yarışmasına girişiyor. Masaların etrafında dolanıyor halde görüyorsunuz hep birilerini. Kalksa da şu masa yerine  otursam, var mı acaba kalkacak olan birileri diye kolluyor etrafını. Tabii ki bu durumun asıl amacı ise boğazı en güzel açıdan görebilme isteğidir.

Eskilerin dediğine göre Tarihi Çınaraltı Çay Bahçesi, her ne kadar İstanbul’ da yaşayan ya da şehir dışından gelen kişiler olsa da çokta popüler bir yer olmadığı. Ancak ne zaman ki hepimizin gönlünde taht kurmuş olan “Süper Baba” dizisi burada çekilmiş. O noktada mevcut popülaritesi daha da fazla tavan yapmış. Ve bu sayede hizmetlerini de yönlendirmiş. Kimine göre de bir terapi merkezidir burası :)

Düşünün ki şöyle biryer: Boğazı tüm çıplaklığıyla en duru görüntüsüyle görmekte ve bu imkanı da öyle aman aman maddi duruma ihtiyacınız olmadan gerçekleştirebilmektesiniz. Burada yiyecek-içecek dengesi açısından farklı bir uygulama var. Diyor ki size mekan: “Dilediğiniz biçimde yiyeceklerinizi dışarıdan getirebilir düzeninizi kurabilirsiniz. Ancak lütfen içeceklerinizi dışarıdan almayınız.” Yani o kadar güzel bir seçenek sunuyor ve demiyor ki gel burada benim ürünlerimi kullan tamamen ve ben ne fiyat biçiyorsam ona muhtaç ol. Pek fazla yer bulamazsanız bu türde.

Eğer bir şeyler yiyecekseniz birçok kişinin yaptığı üzere Çengelköy Börekçisi’ nden böreğinizi alıp gidebilirsiniz. Genel de bu şekilde yapılmakta J Bunun yanı sıra belirttiğim gibi ister dışarıdan herhangi bir yerden yiyeceğinizi alıp veya isterseniz de evinizden bile bir şeyler hazırlayıp da gidebilirsiniz. Tamamen sizin ihtiyacınıza kalmış bir durum yani. Sadece içeceği buradan almanız yeterli. (Bu konuda bir dip not düşüyorum: Garsonlar sürekli büyük çay dolaştırıyorlar. Küçük çay: 2TL Büyük çay: 6TL)

Örneklendirecek olursam biz iki kişi olarak gittik ve bir kahvaltı tabağı, iki adet büyük çay, bir de menemen söyledik. Çengelköy Börekçisi' nden de bir porsiyon börek aldık. İki kişi bu tercihler yaklaşık olarak 40- 50 TL civarı geldi.İki kişi için boğaza nazır ve sıcak bir ortamda ideal 

Diyorsanız ki tatlı yiyelim tatlı konuşalım. Buyrun hemen Çengelköy Börekçisi’ nin yanıbaşındaki Erbaa Pastanesi sizi bekliyor. Her gün yenilenen taze tatlı ve pastaları ile damakta güzel bir lezzet bırakıyor. Yanına da "küçük" çay aldığımız vakit işlem tamamdır :) Her gün taze çıkan pasta ve tatlıları çok lezzetli. Pastaların ortalama fiyatı 12.5 TL. Eğeer aşırı tatlı düşkünü değilseniz bir adet pasta iki kişiye yeterli geliyor.

Yaz aylarında yer bulmanız biraz uğraşlı olabiliyor. Kış aylarında ise tahmin edersiniz ki yoğun olsa da yer bulmak biraz daha kolay oluyor. Bunun yanı sıra açık ve kapalı mekanı bulunmakta.




Daha detaylı incelemek isterseniz Tarihi Çınaraltı Çay Bahçesi’ nin websitesi de bulunmakta. Sitede çeşitli bilgilendirmeler ve menü, fiyat bilgilendirmeleri de yer almakta.
http://www.cengelkoycinaralti.com/


Hafta sonu, hafta içi, sabah, akşam, gece, gündüz 24 saat yaşıyor Tarihi Çınaraltı Çay Bahçesi. Duru güzelliğiyle çağırıyor sizi boğazın teninize işleyen kokusuyla…

16 Nisan 2016 Cumartesi

Çengelköy

Offffff!!! Yazacaklarımı düşünürken heyecanlanıyorum, küt küt atıyor kalbim, içim kıpır kıpır oluyor, huzur geliyor bana, bir tuhaf oluyorum. Siz de aynı duygulara kapılacaksınız :)

Keza hem İstanbul’ un eşsiz manzarasını size sunacak bir yer, sıcak bir ortam ve bu anı güzelleştiren ekstra faktörlerden bahsedeceğim: ÇENGELKÖY
Eski ve yeni İstanbul esintilerini içinde barındıran, bunun yanı sıra da bütün ihtişamını yıllar geçmesine rağmen koruyan, birçok nesile kucak açmış bir semt Çengelköy. Birçoğumuz hatırlarız sanırım: “Süper Baba” dizisini. Bilmeyenler için de belirtelim dizi Çengelköy' de çekilmişti. Daha önceki yazılarımda belirttiğim “Ali Haydar İkinci Bahar” gibi bir yer yani. Tabi ki Çengelköyün konumu itibariyle nostaljisi dışında sayılacak daha bir çok etmen var.
Çengelköy’ ün Bizans dönemindeki adının Sophiane olduğu söyleniyor. Adı da İmparator Justinien’ in karısı Sophia  için yaptırdığı saraydan geliyormuş. Günümüzdeki adını ise eskiden gemi çapalarının burada yapıldığından ötürü aldığı söylenmekte.
Anadolu Yakası’ nda bulunmakta ve oldukça merkezi bir yerde. Muhteşem yalıları,  7’ den 70’ e herkese hitap eden yerleri, açıkcası maddi durumunuz ne olursa olsun istediğiniz açıdan boğazın o saf ve temiz güzelliğini görebileceğiniz manzarası ve bunu tamamlayan yemyeşil doğası. İstanbul’ da mavi ile yeşilin doğal haliyle buluştuğu ender güzelliklerden biridir Çengelköy. Hani deriz ya hep İstanbul için: “24 saat yaşayan bir şehir.” diye. Bu tanım kapsamında Çengelköy’ ü de aklınızda tutmalısınız. Tarihi Çınaraltı Çay Bahçesi, Erbap Pastanesi, Meşhur Çengelköy Börekçisi, Çengelköy Kokoreçcisi, Bu Bu Dondurmacısı, manavlardaki Çengelköy Bademi, Abdullah Ağa Yalısı Sütiş, Deniz Yıldızı Restaurant, Paşa Çorbacısı… Hangi birini anlatalım, hangi birini sayalım. Ve bu kadar mekan ismi yazdım ama yüzölçümü olarak baktığımızda hepsi de 1-2 dakikalık yürüme mesafesinde bir arada bulunuyor.

İlave olarak şunu da eklemek istiyorum. Derseniz ki hayır ben biraz yürüyüş yapmak, boğaz hattınca biraz dolaşmak istiyorum. Beykoz tarafına doğru sahil yürüyüş hattı var. Hatta Kuleli Askeri Lisesi’ nin önüne çıkar ve ihtişamli görüntüsü ile Kuleli ile boğaz aheng içindedir. Özellikle yaz aylarında rağbet görür düzeydedir. Ayrıca balık tutmak gibi bir hobi ya da isteğiniz varsa da buna elverişli düzeydedir.

Bir sonraki yazımda biraz daha mekanlara inerek paylaşımlarımda bulunacağım. Özellikle Tarihi Çınaraltı Çay Bahçesi.
Benim Çengelköy’ de sevdiğim yanlardan biri de alkol tüketimi açısından çok nezih bir semt oluşudur. Bu açıdan bakınca alkollü mekanların ağırlıkta olmaması ve gelenlerin de boğaz manzarası eşliğinde bir şeyler yapma isteği oldukça çekici kılan unsurlardan biri. Çünkü gittiğinizde bir huzur kaplıyor insanın ruhunu, tarif edilemez. Ve bu metropol içinde gelir dengesizliğine yenik düşmemiş bir yer,kısmen de olsa. :) Zaten bir sağınıza solunuza baktığınızda her yaştan, her kesimden insanlarla karşılaşmanız mümkün. Şöyle de nitelendirebiliriz ki “Saf İstanbul” var orada.

Ulaşım; Anadolu Yakası’ ndan Üsküdar ve Kadıköy’ den sarı dolmuşlar ve İETT ile rahatça gerçekleştirilebilmektedir. Avrupa Yakası’ ndan da en kolayı metrobüs ile Boğaziçi Köprüsü durağından inip sarı dolmuşlarla gerçekleşmektedir. İlave olarak da malumunuz Beylerbeyi ve Çengelköy arası trafiğinden ötürü yolda geçirilen zaman da önem oluşturmaktadır. Şahsi aracınız ile gidecekseniz bir navigasyona bakın derim. Çengelköy’ ün hemen girişinde İspark bulunmakta.

NOT: Derseniz ki ben boğazın keyfini sonuna kadar yaşayacağım. Sefer sayısı az da olsa vapur ile de ulaşım sağlanabilmekte. Detaylı bilgi için: http://www.sehirhatlari.istanbul/tr den bilgi alabilirsiniz.

Baksanıza nasıl da çekiyor kendine bu manzara bizi. Ben yüksek müsadenizle gidiyorum. :)

Bir sonraki yazımda biraz daha derinlerine inerek birkaç mekanı ziyaret edeceğim.